Boşanma Bilgileri

Evlilik Birliğinin Temelden Sarsılmasına Dayalı Boşanma

TMK Madde 166 Evlilik Birliğinin Temelden Sarsılması Nedeniyle Boşanma 

Boşanma durumundaki çiftlerin evliliği eğer bir yıldan az sürmüş ise veya eşler birlikte başvurması durumunda yada boşanma başvurusunu her iki tarafta onaylamışsa bu evliliğin temelinden bozulduğu görülür. Böyle bir durumda hakimin yapacağı şey şudur; iki tarafı da dinleyecektir ve ve boşanma sonucunda eğer varsa çocuklarının vekaleti hakkında karara varacaktır. Diğer bir husus ise hakim boşanma sonucunda karşılıklı iki tarafında maddi boyutularını ve menfaatlerini göz önüne alarak gerekli gördüğü yerlerde değişiklikler yapabilme hakkına sahiptir. Hakimin yaptığı düzenlemeler sonucunda eğer iki tarafta bu düzenlemeleri kabul ederse bu dava boşanmayla sonuçlanır. Eğer hakim, mahkemenin sonucunu olumsuz bir şekilde vermişse yani boşanmayı kabul etmemiş ise bu kararın başladığı andan itibaren 3 yıl içerisinde çiftler arasında tekrardan birleşme olmazsa  dava bu sefer mahkeme boşama kararına varır.

Madde 166
Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa eşlerden her biri boşanma davası açılabilir.
Yukarıda belirtilmiş olan maddede görüldüğü gibi davacının kusuru eğer karşı tarafa göre daha fazla ise davalının, yani dava açılan kişinin bu davaya itiraz etme hakkı vardır. Eğer itiraz bu hakkın kötüye kullanılması durumundaysa ve artık çocuklar için korunması gereken bir yarar yok ise boşanma aşaması gerçekleşir.

166. Madde: Evlilik birliğinin sarsılması (şiddetli geçimsizlik) nedeniyle boşanma

Ülkemizde uygulanan önceki Türk medeni kanununda şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma olarak adlandırılan ancak 4721 sayılı Türk medeni kanununda 166. Madde yeniden düzenlenerek ‘evlilik birliğinin sarsılması nedeni ile boşanma’ adını almıştır. Boşanma davası açan çiftlerin arasındaki sorunun büyük bir kısmının şiddetli geçimsizlik olduğu kanısına varılmıştır. Öyle ki çiftler arasındaki anlaşmazlıkların ve  boşanmak istemelerinin nedenlerinin %85’inin şiddetli geçimsizlik olduğu görülmüştür. Durum böyleyken Türk medeni kanununda bu durumun tekrardan düzenlenmesi bu yüzdendir. Kanun koyucu 166. Maddede belirttiği gibi ortak hayatı sürdürmeleri artık mümkün olmayan çiftlerin evliliklerinin temelden sarsıldığı için, bu kişilere boşanma davası açma imkanı sunmuştur. Bu dava açma süreci için çok büyük sebepler gerekmez, sadece bir tarafın bile evin içinde artık çekilmez bir durum içinde hissetmesi bile bunun için büyük bir sebeptir. Fakat bu davayı açabilmek için, kanuna uygun olan boşanma nedenlerinden birini ileri sürerek açması gerekmektedir. Kişiler artık dönülmeyecek bir yola girdiklerini düşünüyorlarsa ve aynı evin içinde olmak artık çekilmez bir hal alıyorsa her iki tarafında karşılıklı olarak birbirine dava açması mümkün hale gelmiştir.
Eğer ki boşanma davası açan kişinin kusuru, davalıdan daha fazla ise davalının bu duruma itiraz etme hakkı vardır. Hakim bu durumda eğer çiftlerin boşanma sürecine birlikte karar verdiklerini ve aynı zamanda mahkeme sonucunun çocuklar içinde bir sorun teşkil etmediğini düşünürse, mahkemeyi boşanma ile sonuçlandırır. Çiftlerin, 166. Maddeyi gerekçe göstererek boşanma davası açmak istediğinde çiftler arasındaki evliliğin bir yılı tamamlanmış olması gerekir.  Eşler arasındaki birliktelik eğer bir yıldan daha az bir süre içinde ise boşanma davası açılmaz. Eğer ortada şiddetli geçimsizlik sonucu açılan bir dava varsa, çiftler arasındaki duygusal bağın sonlanmış olması zorunlu değildir. 

Çekişmeli boşanma davasında ileri sürülebilecek nedenler

Ekonomik nedenler
Cinsel nedenler 
Hastalık
Sadakatsizlik
Din, inanç ve benzeri değerler

Açıklamalar

Ekonomik nedenler
Aile hukukumuzu düzenleyen Türk medeni kanunun 185. Maddesi ‘Evlenme ile eşler arasında evlilik birliği kurulmuş olur. Eşler, bu birliğin mutluluğunu elbirliğiyle sağlamak ve çocukların bakımına, eğitim ve gözetimine beraberce özen göstermekle yükümlüdür’  şeklinde uyarlanmıştır.
Bu maddeye göre eşler arasındaki birlik ve beraberlik sağlanmak zorundadır. Kanun koyucu yukarıda belirtilen maddeleri bir zorunluluk olarak sunmuştur. Bu maddeye göre eşler birlikte olduğu zaman zarfı içerisinde, birbirlerine sadık kalmakla, çocuklarının mutluluğunu, eğitim hayatını göz etmekle yükümlüdürler. Bu şartlara göre çiftler arasındaki çıkan sorunlara problemlere, çiftlerin birlikte göğüs germeye çalışması gerektiğini belirtmiştir. 
Günümüz şartlarında hayat geçindirmek zor olduğu için bu durum maddi ve manevi sıkıntıları beraberinde getirmektedir. Durum böyle olunca çiftler arasındaki anlaşmazlıklar daha fazla oluyor, maddi sıkıntılar daha fazla ön plana çıkıyor bu durumda çiftler arasında anlaşmazlığa ve kavgalara yol açabiliyor. Maddi olarak eşinin ve çocuklarının ihtiyaçlarını karşılanmayan bir evde yaşamak dava açmak için yeterli bir sebeptir. Bu maddeleri açacak olursak örneğin,  çalışmayan, kolay yoldan para kazanmaya çalışan, evine haciz getirten, kumar oynayan, aşırı borçlanan kişilerin olduğu yerde yaşamak hayatı çekilmez hale getirmektedir. Bu gibi durumlarda eşler arasındaki huzur son bulacağı için dava açabilme hakkına kişiler sahiptir. Eşine ve çocuklarına bakmayan kişiler için Türk medeni kanunun 166. Maddesini boşanma nedeni olarak belirtebilir, boşanma davası açabilir ve bu dava sürecinde delilleri ispatlarsa eşlerin boşanmalarına karar verilebilmektedir. Fakat burada önemli bir nokta vardır ki oda şudur; bir taraf eğer maddi açıdan alesine yardımda bulunmuyor ise bu keyfi bir durum olmamalıdır. Eğer maddi durumu iyiyken ailesine ve çocuklarına yardım etmiyorsa bu boşanma için yeterli bir sebeptir, ancak bu maddi zorluklar keyif hali içinde değil mecburiyetten ise bu madde geçersiz sayılmaktadır. Gece gündüz düz çalışıp fakat maddiyatı iyi olmayan aileler için geçerli değildir. 

Cinsel nedenler

Cinsellik, insanın birincil ihtiyaçlarından biri olduğu için çiftler arasında cinsellik olmalıdır. Yargıtay hukuk genel kurulu; ‘’Evlenmenin sosyal amacı yanında, cinsel arzuları tatmin etme gayesi vardır. Tarafların cinsel organların normal yapıda olmasına rağmen, psikolojik sebeplerle de olsa uzun elle süresi içinde cinsel ilişki kuramadıkları, kızlık muayenesine dair rapordan anlaşılmaktadır. Bu hal, evlilik birliğini temelinden sarsar.’’ şeklinde hüküm vermiştir. Yargıtay bu konuda cinsel hayatın evlilik için bir büyük parça olduğunu ve evlilik içerisinde cinsel yaşantının büyük oranda önemli olduğunu söylemiştir. Eşlerin bu konuda karşılıklı birbirlerine yükümlü olduğunuda belirtmektedir. Eğer çiftler birbirlerinin isteklerini karşılamazlar ise evlilik birliği açısından problemler çıkacak ve bu durum evlilik birliliği için çekilmez hal olarak tabir edilir. Fakat bilerek ve isteyerek eşiyle ilişki içine girmeyen ve yaşamak istemeyen bir kişinin cinsel görevlerini yerine getirmediği söz konusu edilemez.  Böyle bir durumda eğer cinsel isteksizlik varsa diğer bir eş bu durumu söz konusu edemez.

Hastalık

Yargıtay hukuk genel kurulu kararları incelendiğinde işin evlilik öncesi veya evlilik birliği içerisinde yakalanarak taşıdığı bir hastalık diğer eş için hayatı çekilmez kılıyor ise evlilik birliği’nin temelinden sarsıldı kabul edilmelidir şeklindedir. Bu kanunda dikkat edilmesi gereken nokta ise, eğer taraflardan biri yakalandığı rahatsızlık sonucunda, eşini rahatsız ediyorsa ve hayatını olumsuz etkiliyorsa bu evlilik birliğini bozan durumlardan bir tanesidir.
Diğer bir nokta ise, Bu rahatsızlık sonucunda çocuklarında ihmal edilmesi, onların sağlıklarınında kötü etkilenmesi yönündedir.

Evlilik birliğini tehlikeye atacak hastalıklardan bazıları;
Sinir hastalıkları
Her türlü bulaşıcı hastalıklar
Uyuşturucu ve uyarıcı madde bağımlılığı
Ölümcül hastalıklar
Temizlik hastalığı

Eğer bu rahatsızlıklar sonucunda açılan bir dava varsa hakim bunun doğru olup olmadığını ve tedavi edilip edilemeyeceğini araştırır. Eğer bu hastalığın tedavisi mümkün ise hakim bu davayı onaylamaz, reddeder. Eğer hastalığın bir tedavisi yok ise hakim dava sonucunu boşanma kararı ile sonuçlandırır. Evliliğin bir gereği olarak çiftler evlenmeden önce birbirlerini verdikleri sözleri tutmak ile yükümlüdür.  Bu sözlerin içerisinde hastalık ve sağlıkta vardır. Hakim söz verdikleri gibi, bu hastalıkları çiftlerin birlikte üstesinden  gelmelerini istemektedir. Bu aşamada hakim, çiftlerin birbirlerine yardım etmesi ve birbirlerini koruyup gözetlemelerini istemektedir. Bu gibi rahatsızlık ve hastalık durumlarında davanın boşanma ile sonuçlanması için, hastalığın ölümcül ve tedavisi olmayan bir hastalık olması gerekir. Hastalık sonucunda açılan dava ancak ölümsüz ve tedavisi olmayan durumlarda boşanma ile sonuçlanır. 

Sadakatsizlik

4721 sayılı Türk medeni kanunun 185. Maddesinin üçüncü fıkrası; ‘’Eşler birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadırlar.’’ şeklinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre eşlerin evli oldukları zaman zarfı içerisinde birbirlerine sadık kalmalarını zorunlu kılınmıştır. Kanun koyucu bu maddede açığa çıkan sadakatsizlik durumu sonucunda evliliğin temelden sarsılmış olmasına neden olan bir boşanma durumu olduğunu belirtmiştir.
Sadakatsizlik eylemi genelde zina olarak anlaşılmaktadır. Bunun olması için eşlerden birisinin karşı cins ile cinsel bir ilişkisinin olduğunun ispatlanması gerekmektedir. Fakat sadakatsizlik zina yapmak değildir. Evli bir kişinin karşı cins ile olan sohbetinde ahlaksızlık, örf ve adetlere saygısızlık, genel ahlaka karşı olarak sokak, yol, daire, parklarda çevresine karşı rahatsızlık vermesi ve benzeri gibi yerlerde evli bir kişiye yakışmayacak hareketlerde bulunması sadakatsizlik durumu içerisine girmektedir. Bu gibi durumlar hem sadakat hem ahlak konusunda bir itibar kaybı  yaratmaktadır.
Eşlerine karşı yükümlülüğü ve sorumlulu olan kişiler eğer bu yükümlülüklerini yerine getirmiyorlarsa evlilik birliğine saygı gösterme durumu söz konusu olmaz. Sadakatsizliğin tanımında eşin karşı cins ile cinsel birleşmenin gerçekleşmesi gerekmemektedir. Eğer ortada cinsel bir birleşme var ise ve ispatlandığında, durum  Türk medeni kanunu’nun 161. Zina maddesinin kapsamına girmektedir. Eğer bir taraf, evli olduğu süre içerisinde üçüncü bir kişiyle yakınlaşır ve duygusal bir ilişki yaşarsa bu durum sadakatsiz davranış olarak tanımlanır.

Din, inanç ve benzeri değerler

Kanun koyucu evlilik süresi içerisinde çiftlerin birbirlerini hayatlarına ve görüşlerine saygı duymaları zorunluluğunu belirtmektedir. Fakat bazı durumlar var ki bu gibi durumlarda çiftlerin arasındaki anlaşmazlık artmakta ve içinden çıkılmaz bir hal almaktadır. Eğer farklı inançtan iki kişi evlenmeye karar vermişse inanç farklılıkların olması son derece normaldir. Bu gibi durumda farklı bir inanca sahip olduğu için boşanılmak istenildiğinde dava reddedilir. 
Diğer bir husus, kişilerin inançları, farklılıkları artık kavgalara ve çatışmaya sebebiyet veriyorsa boşanma davasında, tarafların boşanma durumuna karar verilir. 

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması şartları

Türk medeni kanununun 166. Maddesi öne sürülerek açılmak istenilen boşanma davalarında, boşanma durumu gerçekleşebilmesi için aile içerisinde evliliği sarsan durumlar ve tutumlar olmasına gerekmektedir. Bu gibi durumlar çiftler için, evililiğin devamını zor hale getirmektedir. 
Eşler arasında kaynaklanan tartışmalar, anlaşmazlıklar genellikle iletişim eksikliğinden olmaktadır. İletişim eksikliği sonucu çiftler artık birbirini anlamama ve tartışma yoluna girerler. Bu kavgalar çiftlerin evliliğin devam etmesinde sorunlar çıkartmıyor ise boşanma durumu gerçekleşmez.

Evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı haller

Bu gibi durumlar her evli çift için farklı yaşanmaktadır. Her aile için kavga büyük bir sorun teşkil etmeyebilir. Fakat bazı aileler için bu bir boşanma sebebidir. Bu gibi durumlarda hakim, boşanmak isteyen çiftleri dinleyerek, analiz ederek onların evliliklerinin sürdürülmesi veya sürdürülmemesi gerektiğine dair kararını verecektir. Boşanma durumu genellikle; artık çiftlerin birbirini dahi görmek istemesi, ne olursa olsun anlaşamamaları gibi uç noktalarda gerçekleşmektedir. Fakat temel kural, eşler arasındaki her olay boşanma sebebi olarak görülmez. Bunun için çiftlerin ikiside bunu istiyor olmaları ve artık çekilmez bir halde olduklarını kabul etmeleri gerekmektedir.  
Örneğin basit olaylar, mesela televizyonda farklı kanalları izlemek istemek, tatilde nereye gidileceğine karar verememek gibi durumlarda boşanma söz konusu olamaz. Ancak eşin dışarı çıkmasını istememek, eşi eve kilitlemek, eziyet etmek, ihtiyaçlarını karşılamama gibi durumlar boşanma nedenlerinin başlıcalarıdır. Bu gibi durumlarda açılan mahkemenin sonucuna hakim karar verecektir. Çünkü davacı olan kişi bunu kabul etse bile, daha davalı üstüne atılan bu durumları kabul etmeyebilir. Fakat mahkemeyi gerçekleştiren hakim yeteri kadar bilgi ve tecrübeye sahip olduğu için bu durumu anlayacaktır. 
Aile ve asliye hukuk mahkemelerinden boşanmaya gerekçe göstererek verdiği bazı boşanma nedenleri Yargıtay’ın ilgi daireleri tarafından kabul gören ve içtihatlarda yerini alan bazı boşanma nedenleri aşağıda belirtilmiştir.

Şiddetli geçimsizlik sebepleri

Aşırı kıskançlık göstermek, Eşe iftira atmak, Sürekli içki içmek, Terk nedeni oluşmasa da evi sık sık terk etmek, Eşline cebir şiddet uygulamak, Eşini küçük düşürmek, Kötü yolda olmakla suçlamak, Başkaları ile ilgilenmekle suçlamak, Eşini devamlı küçümsemek, Hayvanla cinsel ilişkiye girmek, Sadakatsizlikle suçlamak, Kendi ailesinin eşine yaptığı müdahalelere sessiz kalması, Eşine tükürmek, Eşine ısınamadığını söylemek, Eşini eve almamak, Çocukları ile görüştürmemek, Ailesi ile görüştürmemek, Eşinin ailesinin eve gelip gitmesini istememek, Komşuları ile görüştürmemek, Eşini, çocuklarını ailesini tehdit etmek, Eşini, ailesinin, akrabalarının yanına bırakmak, Evin kilidini değiştirmek, Eşini veya ailesini evden kovmak, Eşine baskı yapmak, Eşini yurt dışına yanına götürmemek, Üvey çocuğa kötü davranmak, Eşyalarını toplamak. Eşini korkutmak Eşlerin karşılıklı birbirlerine hakaret etmeleri, Başkası ile evleneceğini söylemek, Zorla evlendirildiğini söylemek, Eşini istemediğini söylemek, Eşinden soğuduğunu söylemek, Ailesine hakaret etmek, Baskıcı davranmak, Eşine iftira atmak, Eşini toplum içinde aşağılamak, Eşini beğenmediğini söylemek, Eşinin fiziki özellikleri ile alay etmek, Bilinçli olarak eşini cinsel ihtiyaçlarını karşılamamak, Aile sırlarını ifşa etmek açıklamak, Çocuğun kendisinden olmadığı ile suçlamak, Eşinden sıkıldığını söylemek, Eşi hakkında dedikodu çıkarmak, Çocuklarına hakaret etmek, Evi sık sık terk etmek, Hırsızlıkla suçlamak, Sapık ilişki ile suçlamak, İktidarsızlıkla suçlamak, Bazı geceler eve gelmemek, Başkasını sevdiğini söylemek, Eşini sevmediğini söylemek, Eve devamlı geç saatlerde gelmek, Evin ihtiyaçlarını karşılamamak, Eşinin veya çocuğunun hastalığı ile ilgilenmemek, Bağımsız ev konut sağlamamak, Eşini zorla çalıştırmak, Eve bakmamak, Eşini, kendi anne ve babası ile birlikte oturmaya zorlamak, Aşırı tasarruflu davranmak, Evin geçimini sağlamamak, Eşlerin ailenin huzuru için birbirlerine yardımcı olmaması, Eşlerden birinin diğer eşin cebinden habersiz para alması, Eşini çalıştırmamak, Eşinin işten çıkarılmasını sağlamak, Evliliğin kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmemek, Güven sarsıcı davranış ile suçlamak, Doğan bebeğin kız olmaması ile suçlamak, Eşini devamlı başkalarıyla kıyaslamak, Suç işleyerek hapse girmek, Eşine hakaret etmek, Evine icra getirmek, Kumar oynamak, Aşırı titiz olmak, Eşine ve çocuklarına ilgisiz davranmak, Eşi doğum yaparken ilgilenmemek, Sebep olmaksızın intihara teşebbüs etmek, Beden temizliği ile ilgilenmemek, Ev temizliği ile ilgilenmemek Hasta olan eşin tedaviden kaçınması, Boşanma sebebi olacak sözlerin, fiillerin veya olayların bilgisayardaki, Üvey kızını taciz etmek, Başka karşı cinsiyle el ele görülmek, Kendisine tecavüz edilmek istendiğini söylemek, Başkasıyla evlendiğini bildirmek, Evlilik fotoğrafını yırtmak, Eşinin ailesiyle görüşmesini engellemek amacıyla ev telefonuna şifre koydurtmak, Kısa mesajla eşine hakaret etmek, Televizyona çıkarak aile sırlarını açıklamak, Mesaj e-posta msn facebook kayıtlarında yer alması, Boşanma sebebi olacak sözlerin, fiillerin veya olayların cep telefonundaki kısa mesaj kayıtlarında yer alması, Fotoğraflarda yer alan aykırı ve sıra dışı davranış ve görüntülerin bulunması Boşanma sebebi olacak sözlerin, fiillerin veya olayların mektupta yer alması, Eşlerin cinsel konuları hakkında açıklama yapmak, Eşini satacağını açıklamak, Kadının haklı bir sebebi olmaksızın temizlik yapamaması, Gereksiz yere aşırı kıskançlık yapmak, Erkeğin haklı bir sebebi olmaksızın çalışmaması, Eve haciz getirmek, Ailenin ekonomisini bozacak şekilde borçlanmak, Borçlarını ödeyememek, Ayrı yaşamak, Cinsel ilişki kuramamak, Alkolik olmak, Eşlerden birinin ailesi ile birlikte diğer eşi dövmesi, Aşırı içki kullanmak, Cinsel ilişkiye yanaşmamak, Doğal olmayan yollardan cinsel ilişki kurmak, Aşırı derecede cinsel ilişki kurmak, İstek dışı cinsel ilişki kurmak, Cinsel yetersizliği açıklamak, Cinsel suçlamalarda bulunmak, İstenmeyen kişilerle arkadaşlık etmek, Evlilik öncesi başka bir kişi ile cinsel ilişkiye girdiğini açıklamak, Eşini, çocuklarını, ailesini dövmek, Eşlerin karşılıklı dövüşmesi, Başkasıyla cinsel ilişki yaşamak, Araca zarar vermek, Eşinin ailesi ile kavga etmek, Konutta zarar vermek, Hastalığı için doktora yerine üfürükçüye gitmek, Ortak konutun elektriğini kesmek, Uyuşturucu kullanmak, Eşlerden birinin çocuğuyla birlikte diğer eşi dövmesi, Parklarda yabancı kişilerle vakit geçirmek, Düğün yapmamak, Eşine beddua etmek, Düğünün acilen yapılması için baskı yapmak, Eşlerden birinin eşinin dövülmesine seyirci kalması, Diğer eşin rızasına aykırı olarak zorla altınların alınması veya çocuğun götürülmesi, Eşine ceza verilmesi amacıyla eşini resmi makamlara şikayet etmek, Boşanma sebebi olacak sözlerin, fiillerin veya olayların eşlerden birinin günlüğünde yer alması, Evlilik dışı çocuğu olmak, Gittiği yeri izah edememek, Eşlerden birinin diğerini bir şekilde yaralaması, Eski eşiyle görüşmek, Başkasıyla yaşamak, Eşlerden birinin diğerini yaralaması, Eşlerden birinin diğerini bir yere kilitlemesi, Evde bilinçli yangın çıkartmak, Bir eşin ev eşyasına zarar vermesi, İş yerine zarar vermek, İletişim araçlarıyla Güven sarsıcı davranışlarda bulunmak, İlişkisini anlatmak, Sadakatsizliğini açıklamak, Eve başkasını almak, Eşle alay etmek, Ailevi sırları üçüncü şahıslarla paylaşmak, Eşin ailesine hakaret etmek, Eşi yaralamak, Sevgilisini unutamadığını söylemek, Kumar oynamak, Sarhoş halde ev eşyalarını kırmak, Hasta olan eşi tedavi ettirmemek, Başkalarının önünde eşi ölümle tehdit etmek, Eşi dövmek, Eşin akrabalarına fiili saldırıda bulunmak, Dövmek için eşin üzerine yürümek, Karşılıklı hakaret, Eşe beddua etmek, Evli bir kişiye yakışmayacak davranışlarda bulunmak.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun çekişmeli boşanmalar ile ilgili aldığı bazı boşanma sebepleri aşağıda belirtilmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun bazı boşanma sebepleri

Aşırı kıskançlık 
Cinsel doyumun sağlanamaması
Küçük düşürme

Evlilikten itibaren iki ay geçmesine rağmen kızlığın bozulmaması 
Yatak sırlarının ifşası 
Yıkanmama, duş almama
Kocaya bulaşık yıkatma ve yemek yaptırma

Kumar oynayarak aileyi sıkıntıya düşürme

Saygılarımızla İzmir Dedektiflik A.Ş.

Önemli Uyarı

izmirdedektiflik.com içeriğinde yayınlanan tüm makale, içerik ve bilgiler Özel dedektif Bilal KARTAL tarafından yazılmış olup, tüm telif hakları İzmir Dedektiflik Hizmetleri A.Ş ye aittir. Tüm yazı ve içerikler aidiyet tescili bakımından elektronik imzalı zaman damgası ile mühürlenmiştir. Sitemizdeki yazı ve içeriklerin yazılı izin alınmadan bir kısmı veya tamamı kopyalanarak başka web sitesi, yazılı ve görsel yayın organlarında yayınlanması durumda FSEK kapsamında işlem yapılarak her türlü yasal haklarımızı kullanarak 5846 Kanun numaralı FiKiR VE SANAT ESERLERİ KANUNU ile TÜRK CEZA KANUNU İLGİLİ MADDELERİ UYARINCA hukuki ve cezai yasal işlemler başlatılacaktır. Ayrıca tüm site içeriğinde bulunmakta olan makaleler ve bilgiler uluslararası DMCA fikir hakları sistemi ile korunmakta olup, web sitemizde yayınlanan makaleleri izinsiz olarak kısmen veya tamamen alıntı yapan değiştirerek yayınlayan tüm web sitelerini Google ve benzeri arama motorları sıralama listelerinden süresiz olarak kaldırmaktadır.

WHATSAPP
ile iletişime geç